Sağır gecelerde sorguladım kendimi. Darağaçları kurdum sevdama. Basamakları ağır ağır çıktım. Her basamakta bir anımı yaktım. Her basamakta bir kez daha kendimden vazgeçtim.
Kızıl korkular sardı çevremi. Sıcak rüzgârlar yaladı çatlayan dudaklarımı. Sevdanın kendisini unuttum da artçı depremlerinden kurtulamadım.
Sarıp sarmalayan sadece ihanetin kirli yüzüydü. Kara geceler karabasanlara gebeydi. Gidilen yolların dönüş bileti yoktu. Kördü, sağırdı, dilsizdi günler.
Kaç dolunay geçti. Kaç kez yıldız kaydı gökyüzünden sessizce. Dilek tutmadım. Umarı yoktu derdimin. Derman aramadım.
Yoğruldum da şekil alamadım. Kıvrandım acılar tezgâhında. Bazen de kutsandım aşkın dergâhında. Yoğrulan yüreğimdi. Yorulan bedenim. Gülmeleri yüzüme serptim de, acıyı gözlerimden silemedim……
Ah bu geceler katran karası geceler...
İnsanı nerelere alır götürür
Bazen yıldızlarda dolaşır onların yerinde olmak için neler vermeyiz ki
Bir yıldız olup sonra kayıp gitmek için...
Yapamayız elimizde değildir
Elimizde olsa bütün yorgunlukları tatlı tebessümlerle donatmazmıyız ki ?
Olmuyor olmuyor...
Gün içinde yetişecek işler ev ora bura derken bitiveririz çok yorulduk deriz Ama asıl yorgunluklarımız iç sesimizle hesaplaşmada başlar günün bitiminde gecenin başlangıcında...
O kadar çok didişiriz ki tutsak oluruz acılarımıza... yaralarımıza...anılarımıza...
veee
bitap düşeriz bahtımız karalı yorgun...
Dönüşü olmayan yollardan yoruldum
Soldum koca gül bahçesinde
Bakamadım etrafıma
Koca hayat dediğim bir hatıra...
Nasıl donanımlı yaratılmışız ki yorgunum dedikçe tekrar ayağa kalkmayı başarabiliyoruz...
Bir çoğumuz türlü hayat mücadeleleriyle yorulmuş durumdayız...
Ama öyle bir an,öyle bir gün geliyor ki bütün yorgunluğunu bir anda silip süpürüyor...
Unutuyorsun yorgun geçirdiğin günlerini sanki hiç yorulan sen değilmişsin gibi...
Bütün yorgunluklarınızın ardından size öyle bir an,öyle bir gün diliyorum,ki silip süpürsün bütün yorgunluğunuzu...
Hoş,iç ısıtan ve adının aksine yormayan bir yazıydı...
Yüreğiniz yorulmasın...
Kendinize iyi bakın...
Sevinir misin yoksa üzülür müsün bilmiyorum ama eğer mümkünse sobe adı altında sana soracağım soruları cevaplar mısın? Beni de bir arkadaş sobelemiş. Soruları cevapladım ve bu haftaki sobe talihlilerinden birisi de sensin.
Duygulardır, herhangi bir şeyi anlamlandıran ya da anlamsız bir hale koyan. Çoğu zaman pişmanlıklarımızın bir yansıması olur çoğu zaman da mutluluğumuzun kaynağı. Çoğu zaman kurtulmak isteriz delicesine çoğu zaman da sarıldıkça sarılırız.
Ne yaparsak yapalım kurtulamayız ondan. Kaçışlar, haykırışlar boşunadır.
Dost musun?
Öyleyse canın canımdır...
Aynan olmalıyım...
Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi...
Hem sakınmadan, mertçe...
Hani bilirsin, esirgemem lâfımı,
Ne şekil gelirse, öylece...
Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama,
Seni de dupduru isterim karşımda...
Dost musun?
Öyleyse, canın canımdır,
Yoluna baş koymaya hazırım ya,
Başını da yollarımda isterim, unutma!