Henüz sekiz yaşındaki Hazal yedi yaş dişlerini tamamlayamamış gülüşüyle yanımayaklaştı ve anlatmaya başladı ... Öğretmenim Ahmet abım askerden gelecek çok sevinçliyim. On beş ay önce gitmişti. Ağladık üzüldük ama dönüyor şimdi. Sonra durdu büyük insanlar gibi düşünceli bir yüz ifadesiyle öğretmenim, 'zaman ne kadar hızlı geçiyor daha dün gibi gidişi' dedi . Sonra gözlerini kocaman açarak , on beş ay öğretmenim on beş ay dedi .gülümsedim güzel masum yüzüne bakarak.....
Ya biz ne yapalım Hazal’ım?Bir ömrü geçirmişiz hep bir şeyler yapmayı umup bekleyerek zaman hızla geçiyor ve biz hep yarını bekliyoruz Gidenin bizden gittiğini bile bile . Umutlarımız yarınlarda hep gözümüz ufuklara bakarken bugün demiyoruz. Yarın yâda yarından sonra diyoruz üç ay sonra diyoruz . Bir bakıyoruz zaman çoktan geçmiş .
Ve aklımıza gelenler hep aynı keşkeler yada belkiler.....
sevgiler birgül hanım bloğunuz
dün gece epeyce bir okudum
şunu düşündüm ne kadar cok gizli kahramanlar
var cok ünlü şahir ve yazarlarla başa baş gelecek kadar
ve hata onlardan daha iyi yazan isimsiz kahramanlar
sizde birde taz farkını yakalayanlardansınz şahsen ilk sayfadaki
yazınızı okumasaydım belkide bu kadar dikatimi cekmiycektiniz
yeni yazılarınızı bekliyorum birde yorum neden ilk sayfada yok
bir geri sayfadan yorum yapmek zorunda kalıyorum
yeni yazılarınızı bekliyorum ve sağlı esenlikler diliyorum
sevgilerimle
Övgüleriniz inan beni çok mutlu etti çok teşekkür ederim ilk sayfada yorum yapılamamasınının nedenini çözemedim
Düzenleyen koyukahve gün: December 2, 2008 saat: 20:12
Adam kadın yazınızda yorum ayarları kapalı olduğu halde yazıyorum.
Çünkü çok etkilendim.
Can Yücel'in bir şiiri geldi aklıma...
Paylaşmak istedim.
Baglanmayacaksın bir seye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yasayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yasarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin 'o'nu sevdiginden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıstıgın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yildızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim..." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yasayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmiş gibi hayat.
Şimdilik yasayacaksın. Ucundan tutarak...
CAN YÜCEL
Saygılarımla...
Hoşcakalınız.
*********************************************
Sevgili Gülnağme
Yorumu kapatmadım aslında problem var sanırım. İnceliğin ve harika yorumun için teşekkürler koyukahve
Düzenleyen koyukahve gün: November 30, 2008 saat: 16:22
sayfanızı geldim ve harika bir yazınız vardı
okudum tekrar okudum çok süslü kelimeler kulanılmadan bir anlatım
işte zor olan bu ve siz bunu başarmışsınız
ne kadar güzel anlatıılmış.iki yürek gördüm seven ve sevmeyen
okurken konudaki adamın sevilesi biriymiş demeden kendimi alamadım
böylesine seven bir kadına hangi erkek hayır diyipde kırmayabilir ve sevme hakınıda verebilir.devamı varmı?blogunuzla cok yeni tanışdım kendimde yeniyim
geri sayfalara bakıcam bu gece..birde ilk sayfadan yorum yapamadım bir geriye döndüm başka bir yazınıza yorum yapmak zorunda kaldım
emeğinize kaliminize sağlık
sayın birgül güzel bir hafta
sonu dilerim size
sevgiyle kalın ..
suskunlugum
Günler, dünler, bugünler, yarınlar; yaşam dilimlerimiz. Dilimizden hiç düşmeyen kelimeler... Kimi pişmanlık, kimi özlemle hatırladığımız dünler, umutla, sevgiyle sarıldığımız günler ve yarınlar. Her insanın bugünü olduğu kadar dünleri de var, yaşam boyu günleri ve yarınları da olacak.
Günün içinde;tekrar yaşamayı istediğimiz eski mutluluklar ve başarılarımız, düne bir başka özlemdir sanki. Yarınlar ise umutlardır, kimi geleceğimize bir ışık olur, kimi de dünlerde yaşanan kırıklıkları, acıları tekrar korkusuna dönüşür. Oysa yanlışların bugün doğrulayıp yarınlara yeni kapılar açılması gerekir. Dün yanlışları ve doğruları ile geride kalmıştır. Bugün ise dünü unutmadan yarınları düşünmenin zamanıdır. Yarınlar ise dünü irdeleyip, bugünle yeniden düzenlediklerimizi geleceğe taşıyacağımız köprüler olmalı. Eğer dün, gün ve yarın arasında köprüler atılırsa, bizlerde daha mutlu olup yaşamdan zevk alırız.
Selamlar saygılar
Hoşcakalınız.
yılları devirdim ömür hanemde ne keşkelerim ne acabalarım beni terk etti boşa bekleyiş gidişlerini çünkü hayat keşkeler ve acabalarla yolculuk..esenkalın
24 kasım öğretmenler gününüzü
içten dileklerimle kutlar
saygılar sunarım..
...
keşkelerimiz hep dünlerimize malesef
ileriye dönük olmasın isteriz ama nafile
o kelime hep zamanımıza yerleşmiş.
dilerim hayatınızda keşkelere yer
olmasın temennisiyle sevgiler..
Atatürk şiirimsin dudağımda,
Ayyıldızımsın iki yanağımda,
Esen rüzgarımsın bayrağımda.
Öğretmen
Tarlada tohum,
Elde sanat...
Gözlerde ışık,dudaklarda çığlık...
Alında ter,yüreklerde sevgi...
Öğretmen,umutla tutunulacak belki de tek dal...
Gelecek günlerin suratı asık karanlıklarına inat;
doğacak güneşlerin etrafında pervane kanattır öğretmen.
Tüm öğretmenlerin ve sizin öğretmenler gününü kutlar,öğretmenliğin ve öğretmenin mutluluğunu bir ömür boyunca yaşamanızı dilerim.
Saygılarımla...
Hoşcakalınız.
aslında geçmiş yazılarını daha önceki günlerde okudum.
ancak zamanım olmadığı için yorum yazamadım.bilirsin
hep kayda değer yorumlar yazmak ister kalemim.baştan savma
yazılara ancak baştan savma yorumlar yazılabilir.oysa senin
kalemini ben seviyorum ve hakkını teslim etmek gerektiğine inanıyorum.
evet,zamanın nasıl geçtiğini bir türlü algılayamıyoruz.
bir su misali akıp gidiyor işte.seninde söylediğin gibi;
keşkelerle,belkilerle.pano sohbetlerini bile özliyeceğimizi
nerden bilebilirdik ki.keşke ya da belki o zaman dilimlerinin
kıymetini daha iyi değerlendirirdik.neyse...
bu gün öğretmenler günü;
en güzel dileklerimle öğretmenler gününü kutluyorum.
Farkındayız ömrün su gibi aktığının. Daha dün annemizin elinden tutup okula gidiyorduk, bugünse benim ellerimden tutunan çocuklarım var. Yaş 35 olunca yolun yarısı mı demek acaba şairin dediği gibi. Küçük hazalda daha çoook daha dün gibi diyecek. Ve umarım hayatında dünün pişmanlığını keşkelerle telaffuz edeceği bir bugünü olmaz.
Dost musun?
Öyleyse canın canımdır...
Aynan olmalıyım...
Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi...
Hem sakınmadan, mertçe...
Hani bilirsin, esirgemem lâfımı,
Ne şekil gelirse, öylece...
Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama,
Seni de dupduru isterim karşımda...
Dost musun?
Öyleyse, canın canımdır,
Yoluna baş koymaya hazırım ya,
Başını da yollarımda isterim, unutma!