Adam ‘’selam’’ dedi.Kadın ‘’slm ‘’ diye cevap verdi. ‘’Nasılsınız ‘’ dedi adam. Kadın ‘’tşk’’ yazdı. Alışkan parmakları klavyede hızla hareket edip ‘’enter’’ tuşuna bastı. Adam bilindik sorulardan başladı sormaya. Günlük hayatında olmadığı kadar kibar bir dille ‘’nerdensiniz acaba ’’dedi. Kadın yerin önemi var mı diyecekti vazgeçti. ‘’ İzmir ‘’ dedi. ‘’ Peki siz? ‘’Adam altta kalmamalıydı. Bulunduğu ille alakası olmayan gözde bir şehir adı verdi. ‘’İş – okul’’ sorusu geldi ardından. Kadın ‘’iş’’ dedi. Muhasebeciyim. Adam sormadı işyerinden mi giriyorsun diye nasılsa zaman geçirmekti mesele. Arkadaşı boş ver demişti dürüstlüğü at atabildiğin kadar. Askerim dedi adam nöbetteyim şu an. Kadın‘’ canım sıkıldı’’ dedi yalnızım. Adam ellerini ovuşturdu. Bekârsınız o halde. Kadın, sayılır dedi yalnız yaşıyorum. Bende yalnızım dedi adam klavyenin fazla ses çıkarmasını engellemeye çalışarak.
Karısı seslendi arkadan ‘’ hayatım kahve yapayım mı? Adam sayfayı telaşla saklayıp olabilir dedi. Kadın mutfaktan seslendi ‘’iş ilanlarına baktın mı bari sezonluk iş bulsan‘’ Ekranda turuncu ışık yanıp sönmeye başladı, hemen açtı adam. Soruyordu meşgulsünüz galiba. Adam acele tavırlarla yazdı’’telefon geldi pardon…’’Sonra sayfa kapandı birden. Kadın offlinedı artık. Adam tam zamanı diye geçirdi içinden…….
Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir. Desteğinizden dolayı teşekkürler www.karakalemlerimiz.blogcu.com
aslında ilk defa size yazınıza ne cevap vereceğimi bilmiyorum.bunlar hayatın içinde biliyorum ama bana çok saçma geliyo.sanal alemde sohbet hele bu şekilde bence insanı kendinden uzaklaştırır.farklı bir yazı ve farklı yorumlar hoş tabi.sizi seviyorum.
Güzel yurdumuz için çok büyük anlamlar ifade eden Türkiye Cumhuriyeti'nin 85. kuruluş yılını kutluyor, kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e şükranlarımı sunuyorum.
Büyük zorluklar ve şehit kanları ile yoğrulan bu güzel vatanın sonsuza kadar var olacağı inancımla, milletimize daha nice 29 Ekimler diliyorum...
düşünüyorumda bazen bende int alemini soğuk ve sanal
buluyorum..
lakin ben burda bir dost edindim hemde hayatımda
yeri izi olan bir insan
gerçek dediğimiz bu hayatta ne kandırmacalar yaşadık,
ne canımızı acıttılar gözümüzün içine baka baka
yalanlar söylediler..
heryerde var
güzel bir konu, hikaye gelişebilir yalanı kıvırabilirsek..
sevgiyle kalın
merhaba arkadaşım cumamız hayırlara vesile olsun
Fırsatım olsaydı eğer...Bir tebessüm fazla bırakırdım onun avuçlarına...
Birlikte yaptığımız resme bir çiçek fazla çizer, bir renk fazla boyar, eğilip kulağına bir nefes fazla söylerdim onu sevdiğimi..Nefesim aynı...Sesim sevgim yüreğim aynı...yüreği aynı olanlardan olalım .. allah korkusu varsa ordayız biz cumanız mübarek olsun kıymetli arkadaşım saygımla
Adam nefes nefese uyandı rüyadan... 1997 lerden bir rüya görmüştü. O günlerin chatini yaşamıştı.
Düşündü... Ne günlerdi... Kadınlar erkekleri, erkekler kadınları aldatmaktaydı tüm tecrübesizlikleriyle.
Ve yine düşündü... Aslında aldatmak da değildi. Herkes kendini ortaya koymaktaydı. Yalancı zaten yalancıydı. Dürüst zaten dürüsttü.
Sonra kalktı. Bu yazıyı okudu. Bu yazı altındaki yorumu okudu. Özlemden bahsediliyordu. Dostluktan bahsediliyordu.
Birileri birkaç gün gelmese nasıl telaşlandıklarını hatırladı. Hasta olan için nasıl üzüldüklerini, nasıl merak ettiklerini hatırladı.
Evet! Evet! Sanal falan değildi burası. Sanal olsa hasta olan meraklanılmaz, birkaç gün gelmeyen için endişe edilmez, gidenler özlenmezdi. Sanal olsa burada aşk olmaz, burada sevgilerin ateşi ile kimse yanmazdı.
Sevgi devam ediyorsa "Yaşasın bu ortam!" diye haykırılıp, bitmişse "Eh işte sanal! Yalan!" denmezdi.
Kısaca burası gerçeğin ta kendisi idi. Yalanın, yalancının görüleni ve görünmeyeni olmazdı. Klavyenin tuşlarındaki parmaklar gerçek, yazdıran beyin de gerçekti..
Kadın, kocasının sesiyle bilgisayarı kapatır kapatmaz doğru mutfağa gitti. Yemek hazırlamalıydı, işten gelen kocasına. Aklı da biraz önce konuştuğu Adamdaydı. Çünkü haber vermeden aniden msn'yi kapatmıştı. Hergünkü sıradan muhabbetlerden sonra yatma vakti geldi ve bir gün daha böyle geçmiş oldu.
Adam, buruk bir sevinçle yerinden kalktı ve o kadar bakmasına rağmen iş bulamamaktan dert yandı eşine. Bir taraftan işsizliğin verdiği ızdırap bir taraftan da eşinin ilgisizliği daha çok itiyordu yalnızlığa. Monitörün arkasındaki o malum şahıs, belki de merhem olabilirdi, yalnızlığına.
Kadın, günlerdir yaptığı gibi kocası gider gitmez yine msn'yi açtı ve Adam'ı beklemeye başladı.
Adam da iş bakma bahanesiyle yine msn başına geçti. Baktı ki, Kadın orada, hemen büyük bir sevinçle duygularını dile getirmeye başladı. Kadın da aynı şekilde karşılık verdi.
Her ne kadar yaşanılan yer, meslek, gösterilen fotoğraflar, medeni durum vb. gibi konularda yalan söylenmişse de birbirlerine duydukları hisler asla yalan değildi. Çünkü, günlerdir yaptıkları muhabbetle birbirlerinin yalnızlığına ortak olmuşlardı. Eşlerinden bulamadıkları ilgi ve sevgiyi birbirlerinden bulmuşlardı.
Adam ve Kadın birbirlerine iyice yakınlaştıkça eşlerinden de bir o kadar uzaklaşıyorlardı. Evde varlıklarıyla yoklukları belli olmuyordu. Belli aralıklarla gerçekleşen atışmalar, eşler arasındaki kopukluğa tuz biber oluyordu.
Hem işsizlik hem de eşinin söylenişleri Adam'ı iyice bunalttı. Ayrıca, hergün derdine ortak olan Kadın'ı da yalanlarıyla aldatmak çekilmez oluyordu. Karar verdi, artık gerçekleri söylemeliydi. Sonu ne olursa olsun, bu kişiye tüm gerçeği söylemeliydi. "Belki affederdi belki de söylenilen yalanları unutup mutlu bir birliktelik için Evet derdi" diye söylenerek msn'yi açtı ve Kadın'a hiç söz hakkı vermeden tüm gerçeği bir çırpıda anlattı.
Kadın bir taraftan yazıyı okuyor bir taraftan da gözyaşlarını siliyordu. Sonra ağlamalar yerini gülmeye bıraktı. Gülerek eşiyle çekilmiş resmi msn ekranındaki profiline koydu. Adam içini dökmenin rahatlığıyla resme bakınca ne diyeceğini bilemedi. Tarifsiz bir şaşkınlığa kapıldı.
Sadece anlamadım dedi, Kadına. Kadın da aynı şekilde tüm gerçeği anlattı, Adama.
Yazılanları büyük bir dikkatle okuyan Adam, ne diyeceğini ve ne yapacağını bilemedi. O da eşinin resmini koyarak karşılık verdi, Kadına. Sonra Adamı da bir gülme tuttu. Karısının "hayırdır neye gülüyorsun" seslenişine, "komik bir şey okudum da ona gülüyorum" diye cevap verdi.
Sonra anladılar ki, aslında eşlerinden görmedikleri ilgi ve sevgiyi bulabilmek amacıyla birbirlerine bu derece yakınlaşmışlardı. Evet, eşlerinden ilgi ve sevgi görmedikçe kendileri de eşlerine ilgi ve sevgi göstermekten kaçınmışlardı. Eşlerine göstereceği ilgiyi maalesef birbirlerine göstermişlerdi. Dolayısıyla aile ortamında yalnızlaşan Adam ve Kadın, msn ortamında yalnızlığına ortak bulma telaşına girişmişti.
Diğer gün, son olarak biraraya geldiler. Söz verdiler kendilerine. Birbirlerine söylediklerini bundan sonra eşlerine söyleyeceklerdi. Küçük şeyleri sorun yapıp eşlerinin kalplerini kırmayacaklardı artık. Evet, işe eşlerinin kırılan kalplerini geri kazanmakla başlayacaklardı. Tüm neşe ve kederlerini eşleriyle paylaşacaklarına and içtiler son olarak, Adam ve Kadın.
Kadın, güzel temennilerde bulunduktan sonra ELVEDA dedi.
Adam da yuvasını kurturan bu Kadına teşekkürlerini ve güzel dileklerini ilettikten sonra son sözünü söyledi:
Uzuun zamandır ayrı kaldım sizlerden. Gerçektende çok özlemişim sizleri. Tekrar o harika paylaşımlarını okumak ve türlü düşüncelere yol almak ne güzel.
Sanallık ve gerçekliğin, yalanın ve duyulan doğru hislerin birbirine girdiği harika bir öykünün temelini armışsın ve bizlerdende bu temel üzerine sağlam bir yapı kurmamızı istemişsin. Gerçekten de çok güzel bir düşünce. Eminim birbirinden güzel ve farklı öyküler ortaya çıkacak. Sabırsızlıkla bekliyorum hepsini.
Bende dayanamadım ve bu temel üzerine bir öykü yazmaya karar verdim. İnşallah beğenirsin.
Kadın ertesi gün sabırsızlıkla pc nin başına oturdu.Adamın orada olmasını dileyerek. Evet yanılmamıştı. Hatta birde yakışıklı mı yakışıklı bir resmini koymuştu. Yalnızlığını bu şekilde gidermeye çalışması yüreğini sızlattı. İçinden keşke sanal olmasaydı diye geçirsede biriyle iletişim halinde olmaktan mutlu oldu. İlk olarak adamın yazmasını bekledi. Durumunu değiştirdi. Her akşam olduğu gibi yine yalnızdı. Kimbilir eşi nerede zaman geçiriyordu. Adam : Nabersin ? diye başladı. Kadın: Çok iyi. Ya siz? Adam: Ben yoğun bir gün yaşadım.Mağlum askerlik eğitimi. Sizinle görüşmeyi umut ederek pc ye geçtim. Kadın önemsendiği için çok mutlu oldu.Adam kadınların dilinden iyi anlıyordu. Sohbetleri kısa da olsa kadın şikayetçi değildi. Kendisine yapılan iltifatlarla kadın olduğunu hissediyordu. Adamın ani çıkışlarına anlam yüklemekten kaçınarak.
Neyse canım uzun uzun yazmak isterim. İyi konu seçmişsin.Ellerine yüreğine sağlık...
ve ertsı gün kadın pcnın başına geçtı merakla beklıyordu ...ve bırden turuncu yanıp sondu merhaba sizi özledım....kadın gülümseyerek ...suskınuluğu tercıh etti..adam sordu canınızmı sıkkın konusmuyorsunuz ..kadın cevap verdı düşünüyorum....işte bu şekılde gıdvıldıgı yere kadar gıder takii yalanların sonu gelene kadar....yüreğine sağlık birtanem yine okadar güzel bir konuya değinmişsinki uzun zaman oldu ve geldiğimde yuregınıdekı sevgının aynı oldugunu görmek benı çok ama çok mutlu ettı senı çok özledımmm.....
*****************
canım bitanem bu günün en güzel yanısın. İnan çok mutlu oldum bende çok özledim ve SENİ SEVİYORUM BİRTANEM
Düzenleyen koyukahve gün: October 22, 2008 saat: 16:27
Şu an bir cenazeye gidiyorum.. Gelince uzun uzun yazacağım... Ama erkeklerin az olduğu blogda umarım kadınlar feminen duygularla değil objektif yazarla
Neyse geniş olarak tabii ki yazacağım...
Allah sağlık verir de dönersem...
Sağlıcakla... Selam ve sevgiler...
Düzenleyen koyukahve gün: October 22, 2008 saat: 16:21
Dost musun?
Öyleyse canın canımdır...
Aynan olmalıyım...
Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi...
Hem sakınmadan, mertçe...
Hani bilirsin, esirgemem lâfımı,
Ne şekil gelirse, öylece...
Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama,
Seni de dupduru isterim karşımda...
Dost musun?
Öyleyse, canın canımdır,
Yoluna baş koymaya hazırım ya,
Başını da yollarımda isterim, unutma!