Önce kelimeler uçuştu. Birbirlerini bir türlü bulamadılar. Her biri bir şey ifade ediyordu ama bir türlü bir araya gelip çok şey ifade edemiyordu. Kadın bekledi sabırla, içi titreyerek ve sonucu bilerek.İçinde kırılacakları biliyordu. İçinde tutuşacak hazan yapraklarını kenara ayırmaya çalışarak bekledi. Kelimeler sustu birden. Cümleyi oluşturamadılar. Güçleri yetmedi.
Derin bir nefes aldı adam. Kadına asır gibi geldi bu nefes alış. Bekledi biraz daha. Sonra sesini ayarladı. ''Söyle, hazırım'' dedi. Adam biliyordu onun çok hazır, ama aslında hiçte hazır olmadığını.''değilsin'' dedi. Öyle güzel bir şey yaşıyorsun ki kendi dünyanda. Hiç hazır değilsin. Kadın gülümsedi. Gelecek cümleleri biliyordu. Ama ısrar etti. Korkma hazırım. Hem hiç sanmadığın kadar. Uzun süren bir sessizlikten sonra adam, tekrarladı söylediklerini. Sen çok güzel bir şey yaşıyorsun kendi dünyanda. Ama ben, sevme özürlüyüm. Bu açıklama aslında onu ele veriyordu. Seni sevemedim demenin onu ne kadar inciteceğini düşünmüştü. Ve bu özrün arkasına sığınmayı tercih etmişti. Bu durumda ne denir, nasıl denir bilemezdi kadın. Düşündü ne demeliydi?Peki, benim sevgim dedi. Benim sevgim seni rahatsız ediyor mu? Adam asla dedi. Sevilmek neden rahatsız etsin. Kim rahatsız olurki bundan. Peki dedi istediğin ne? Gideyim mi? Adam, buna sen karar vereceksin dedi.Ama ben varlığından mutluyum.
Kadın hangisinin daha zor olduğunu bilmiyordu. Sustu..
Hikayeniz çok içten... Yüreğinize sağlık...
Önce bencilliği gördüm, sonra dürüstlüğü... Bencildi Adam... Ve bu herşeyi unutturdu birden... Hangisi daha önemli diye düşündüm...
''Git'' demeliydi, dedim... Çünkü, kararı Kadın'a bırakmak, Adam için bir rahatlama biçimi idi sanki... Ve dürüstlüğünün arkasına saklanıp, Kadın'a verdiği acıyı görmekten kaçıyordu belki de...
Bir ikilem oyunu...
Bir adam ve bir kadın arasında oynanan iki kişilik ikilem oyunu...
Kişiler rollerini paylaşmıyor biri farkında diğeri ise kendi dünyasının sahnesinde...
Oyunun son perdesi açılıyor ve eteklerdeki taşlar bir bir dökülüyor sahnenin ortasına...
Taşları yerli yerine oturtmaya çalışıyor oyuncular birbirlerini kırmamak düşüncesi ile...ve gerçek duygular ortaya çıkıyor dürüstçe,sevgi tek taraflı olmaz.
Hani demişler ya "bu adamdan bi poh olmaz"diye bence bu adam çok dürüst bir adammış.
Sevgili Birgül güzel bir yazı okudum sayenizde dürüstlük adına...
Hani herkesler dürüstlükten dem vururlar ya yaşıyormuşcasına.
Hikaye çok güzeldi Birgül hanım yüreğinize sağlık...
Geçen gün de okumuştum fakat yorum kısmı açık değildi yazamamıştım...
Bence bu mini hikayedeki adam ne istediğini bilmiyor,o yüzdendir ki kadına seçim yapması için açık bir kapı bırakacağına önce kendisi ne istediğine iyice karar vermelidir...
Yaklaşan bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum...
Ailece sağlık,mutluluk ve huzur dolu bir bayram geçirmenizi diliyorum...
Kendinize iyi bakın...
Dostluğu, sevgiyi ve geleceği Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz Kurban Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim
sevgilerimle..
HAYAT
Seni alıp benden uzaklara savurdu.
Beni sensiz bıraktı ,sonu olmayan .
Yanlızlık ,dipsiz kuyulardayım.
Sonu olmaayan yolların başında.
Kimsesiz ve caresiz kaldım.
Şimdi ne söyleyecek bir sözüm.
Nede verilecek bir cevabım var.
Sadece susuyorum......
Ve hiç konuşmuyorum..
yazınızı fırsat buldukca okuyorum bilemem kaç defa oldu olsun
cok begendim ben kalemine sağlık arakadaşım yenilerini bekliyorum
sabırsılıkla
sukunlugum
***************************
Teşekkür ederim arkadaşım . Yorumların güç veriyor
Düzenleyen koyukahve gün: December 6, 2008 saat: 09:37
Nihayet yorum yapabilme imkanı buldum bu yazıya. Çokça geldim; geri döndüm kapalı idi yorumlara...
Adam kadın ikileminde ise, ben adamın da kadının da dürüstlüğüne hayran kaldım. Sevgi, sevilmek, sevmek ayrı bir olay... Ve ben sığ bakamadım bu vak'aya.
Zaten dürüstlük yok ise, dünyanın en büyük sevgisi olsa da ne yazar ki?
Gitmek... Bence gereksiz... Sevmek de sevilmek de birer kavramsa gocunmak neden ki?
Sevgiler...
***************************
Teşekkürler Suskun bence de bu hikayede haklı haksız yok. Sevgi karşılık beklemez ve dürüstlük en büyük erdemlerden.....
Düzenleyen koyukahve gün: December 5, 2008 saat: 22:21
Adam kadın yazınızda yorum ayarları kapalı olduğu halde yazıyorum.
Çünkü çok etkilendim.
Can Yücel'in bir şiiri geldi aklıma...
Paylaşmak istedim.
Baglanmayacaksın bir seye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yasayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yasarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin 'o'nu sevdiginden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıstıgın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yildızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim..." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yasayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmiş gibi hayat.
Şimdilik yasayacaksın. Ucundan tutarak...
Dost musun?
Öyleyse canın canımdır...
Aynan olmalıyım...
Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi...
Hem sakınmadan, mertçe...
Hani bilirsin, esirgemem lâfımı,
Ne şekil gelirse, öylece...
Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama,
Seni de dupduru isterim karşımda...
Dost musun?
Öyleyse, canın canımdır,
Yoluna baş koymaya hazırım ya,
Başını da yollarımda isterim, unutma!